Kayıtlar

Muazzez İlmiye Çığ: Cumhuriyet Aydınlığının Kadim Bekçisi

 Türkiye Cumhuriyeti’nin çağdaşlaşma mücadelesinin en önemli simgelerinden biri olan Muazzez İlmiye Çığ, hem Cumhuriyet’in bilimsel ve toplumsal değerlerini savunmuş hem de Sümeroloji alanında yaptığı çalışmalarla dünya çapında tanınan bir bilim insanı olmuştur. Hayatı boyunca Türkiye’nin modernleşme sürecinde aydınlanma meşalesini taşımış, Cumhuriyet’in kurucu ilkelerine olan bağlılığı ve savunduğu değerlerle geniş kitlelere ilham vermiştir. Bu yazıda, Çığ’ın hayatı, çalışmaları ve Cumhuriyet ilkelerine olan bağlılığı ayrıntılı şekilde ele alınacaktır. Erken Dönem ve Eğitim Hayatı Muazzez İlmiye Çığ, 20 Haziran 1914'te Bursa'da doğdu. Osmanlı İmparatorluğu’nun son yıllarında çocukluk geçiren Çığ, Türkiye’nin Kurtuluş Savaşı'ndan zaferle çıktığı ve Cumhuriyet’in ilan edildiği dönemlerde gençlik çağını yaşamıştır. Cumhuriyet’in kazandırdığı eğitim reformlarından birebir faydalanmış ve bu dönemde Türkiye’nin kadınlarına sunulan hakların ön saflarında yer almıştır.İzmir'de...

Sümerlilerde Sanat

 Merhaba, bu yazımda Sümerlilerde sanata ve müzik aletlerine değineceğim.  Sümerliler edebi eserlerini akılda kalsın diye Türk destanlarında olduğu gibi şiir şeklinde yazmışlardır.Sümerlilerde sanata baktığımızda aktarılan destanların yanında atasözlerini de görmekteyiz. Hemde bunların arasında günümüz Türk dünyasında kullanılan atasözlerine çok benzer atasözleri de var.Bu atasözlerinden 100 - 150 tanesi tercüme edilmiştir. Bu atasözlerinden örnekler vermek gerekirse: "Gümüşü olan mutlu olabilir, arpası olan mutlu olabilir hiçbir şeyi olmayan rahat uyuyabilir." Bir başka örnek "Yaban öküzünden kaçarken yaban ineği karşına dikildi." "Açık ağıza sinek girer" "Bey gibi yaparsan köle gibi yaşarsın, köle gibi yaparsan bey gibi yaşarsın." "Silahı az olan devlet ,düşmanı kapısından kovamaz." "Madem biliyorsun neden öğretmiyorsun ?" "Öleceğiz harcayalım,uzun yaşayacağız biriktirelim." Atasözlerini incelediğimizde günümüz ata...

Uygarlığın En Temeli : Sümerliler

 Merhaba sevgili okurlarım. Uzun zamandır Sümerlileri, onların yaşayış tarzını, dönemdeki gelişmeleri araştırmaktayım. Sümerlilerin efsanevi Tanrıçası Inanna'dan ilham alan bir parça da besteledim. Bunun yanında iki tane köşe yazısı yazmak istedim. Şimdi bu köşe yazılarından ilkini okumaktasınız. Keyifli okumalar dilerim. Sümerliler : Batı Asya kökenlidirler.MÖ 5500 4000 yılları arasında bölgeye kalıcı olarak yerleşmiştirler.Taş, kerpiç, tuğlalardan 2,3 katlı evler yapmışlardır. 7 katlı tapınaklar yapmıştılar.Bentler yaparak sel baskının önüne geçmişlerdir. Barajlar yaparak hayat kaynağı olan suyu muhafaza etmişlerdir.Düzenli sulama sistemleri vardır.Tekerleği icat etmişlerdi.Matematik ve geometrinin temellerini atmışlardı. 4 işlemi Sümerler bulmuştur.Gelişmiş bir takvim kullanmışlardır. Aylar 30 gün olarak hesaplanıyordu.Güneşin hareketleri ile saatleri hesaplıyorlardı.Bilim alanında nesneldirler.Kadınlar mekan işletebiliyorlardı.Bira içiliyordu.Sümerliler adli sisteminde katip/sa...

MASUMIYET MUZESI

  Orhan Pamuk'un "Masumiyet Müzesi" adlı romanı, yazarın kalemindeki özgün ve derin anlatımıyla, Türk edebiyatının önemli eserlerinden biri olarak öne çıkar. Kitap, 2008 yılında yayımlanmış olup, Orhan Pamuk'un Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazandığı 2006 yılından sonraki ilk romanıdır. "Masumiyet Müzesi," sanat, aşk, kimlik ve geçmişle hesaplaşma gibi temaları içererek okuyucularını düşündürmeye ve duygusal bir yolculuğa çıkarmaya davet eder. Roman, İstanbul'un karmaşık atmosferinde geçer ve baş karakter olan Kemal Bey'in gözünden olayları anlatır. Kemal, sıradan bir zengin işadamıdır ve hayatı, bir mücevher dükkanında tanıştığı uzak akrabası Füsun ile olan karşılaşmasıyla tamamen değişir. Füsun'a olan tutkusu, onu geçmişe dönük bir yolculuğa sürükler ve bu yolculuk, masumiyetin kaybedilmesi ve arayışının derinlemesine incelendiği bir hikayeye dönüşür. Romanın temel noktalarından biri, Masumiyet Müzesi'nin inşasıdır. Kemal, Füsun'a duyduğu...

KARACA SINEMASI'NDAN MIYAZAKI GECELERI

Merhaba sevgili okurlar ı m. Izmir – Karaca Sinemasi’nda  ünlü yonetmen Hayao Miyazaki’nin eserleri belli gunlerde tekrar sergileniyor. Ben de bir Miyazaki sever olarak Hayao Miyazaki’nin kim oldugundan ve yonetmenlik tarz ı n ı anlatan bir yaz ı   kaleme almak istedim.  Dilerseniz başlayayım .  Hayao Miyazaki, dünya çapında bir Japon animatör, yönetmen, senarist, yapımcı ve  manga sanatçısıdır. 5 Ocak 1941'de Tokyo, Japonya'da doğdu. Miyazaki, dünya çapında saygı gören bir anime filmi yönetmeni olarak bilinen ve özellikle fantastik olaylarla zenginleştirilmiş, duygusal derinlik taşıyan eserlerle tanınıyor.Miyazaki'nin kariyeri Toei Animasyon stüdyosunda başladı. Bu dönemde, "Gulliver'in Ayın Ötesine Seyahatleri" (1965) ve "Güneşin Prensi: Hols'un Büyük Serüveni" (1968) gibi önemli projelerde görev aldı. Ancak kendi özgün ürünleri yaratma arzusuyla Studio Ghibli'yi analiz etmek için Isao Takahata ile bir araya geldi.Studio Ghibli'nin var...

OYUNCAK MUZESI DUNYAYA ACILIYOR !

Cumhuriyetimizin 100. Yilindan tum okurlarima merhaba ! Bugun sizlere Sunay Akin’in Cumhuriyetimizin 100. Yilina armagan ettigi bir gelismeyi paylasacagim. Sunay Akin’in Kurucusu oldugu Oyuncak Muzesi Dunyaya aciliyor ! Dunyanin en buyuk oyuncak muzesi Nurnberg Oyuncak Muzesi’nde 1 yil boyunca sergilenecek olan “Turkiye Oyuncaklari” sergisi acildi ! Simdi dilerseniz Istanbul Oyuncak Muzesi’nin hikayesine bir degineyim. İstanbul Oyuncak Müzesi 23 Nisan 2005 yılında Belgin Akın ve şair/yazar Sunay Akın tarafından kurulmuştur. 1700’lü yıllardan günümüze oyuncak tarihinin en gözde örneklerinin sergilendiği müze tarihi bir köşkte konumlanmıştır. Sunay Akın’ın 20 yılda 40’ı aşkın ülkedeki antikacılardan ve açık arttırmalardan satın aldığı oyuncaklarla kurulan İstanbul Oyuncak Müzesi dünya tarihini daha eğlenceli, daha akılda kalıcı bir öğrenme yöntemi ile ziyaretçilere sunmaktadır. Örneğin, uzay oyuncaklarının sergilendiği bölümde Ay’a ulaşma çabası, tren oyuncakları bölümünde ise sanayi dev...

MUZISYENLER ROPORTAJDA II

  Merhaba sevgili okurlarim. Yeni yazimda Izmir’in onde gelen uretken DJ\ Produktorlerinden Ufuk Algan’la roportajim var. Keyifli okumalar dilerim.   1-    Hosgeldiniz Ufuk Bey. Bize kisaca kendinizden bahseder misiniz ? Ufuk Algan kimdir ? -        Merhaba, Izmirde dogdom buyudum. Temel egitim sureclerini gectikten sonra profesyonel olarak muzikle ugrasmaya basladim. Klasik butun muzisyenlerde oldugu gibi erken yaslarda farkli muzik turlerine ilgi duyarak ilerledim ve universite doneminde konservatuar okumaya karar verdim. Muzik teknolojilerine olan ilgimden dolayi muzik produktoru olarak kariyerimi devam ettiriyorum ve su anda aktif olarak bu isle ilgileniyorum.   2-    Hangi alanlarda calismalar yurutuyorsunuz ? -        Bu gune kadar muzik basligi altinda pek cok alanda faaliyet gosterdim. Muzigin yer aldig;i tiyatro,reklam ve dizi muzikleri uzerine gerek sahne performansi gerekse produkto...