Kayıtlar

Aralık, 2022 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

MARŞLARIMIZ

Merhaba sevgili okurlarım, bugün İzmir’in düşman işgalinden kurtuluşunun 100. Yıldönümünde birlikteyiz. Hem güzel İzmir’imizin kurtuluşunu kutlarken hem de geride kalan diğer özel ve duygu yüklü milli günlerimizi kutlarken bize eşlik edenler ise marşlarımız oluyor. Bu yazıda en sevilen marşları ele alacağım. Marşlar için kelime anlamı olarak “ölçülü yürüyüşlerde kullanılan müzik çeşididir” diyebiliriz. Asker,okul,gençlik,yürüyüş,bayrak,konser,yas,cenaze gibi çeşitleri vardır. Türk tarihinde de önemli bir yeri vardır. Marşları incelemeye ilk olarak İstiklal Marşı’mızdan başlamak isterim. İstiklal Marşı: İstiklal Marşı bilindiği üzere Türkiye Cumhuriyeti’nin milli marşı konumundadır. Milli marşlar,kendilerine ait devletlerini kurmuş hür milletlerin bayrakları gibi istiklal sembolleridir. İstiklal Marşı yarışması zamanında maarif nezareti tarafından okullara duyrulup gazetelerde yer almıştır. Yarışmaya 724 şiir gönderilse de içlerinden hiçbiri milli marş olmaya değer görülmemiştir. Yarışm...

ALTIN KOZA

Güzel bir ekim ayından herkese merhaba ! Bu yazımda bu sene 29.su düzenlenen Altın Koza Film Festivalini yazdım. Keyifli okumalar dilerim. Adana Altın Koza Film Festivali, her yıl Türkiye’nin Adana şehrinde düzenlenen uluslararası bir film festivalidir. Festivalde, jüri tarafından seçilen filmlere, çalışanlarına ve oyuncularına “Altın Koza” heykelciği ödülü verilmektedir. Festival 15-22 Mayıs 1969 yılında ilk olarak düzenlenmiş olup günümüz 2022 yılında da 29.su düzenlenmiştir. İlk Altın Koza Ödülünü alan sanatçılar kimlerdir ? Adana Altın Koza Film Festivali,15-22 Mayıs 1969 yılında ilk düzenlendiği yıl Kuyu filmi ile en iyi yönetmen ve en iyi film ödülünü Metin Erksan’a, Ezo Gelin ile en iyi kadın oyuncu ödülünü Fatma Girik’e, Seyyit Han ile en iyi erkek oyuncu ödülünü Yılmaz Güney’e vermiştir.Günümüzde Altın Koza Film Festivali’nin 29.su 12-18 Eylül 2022 tarihinde düzenlenmiş olup jürilerine bakacak olursak ; yönetmen ve senarist Özcan Alper başkanlık yaparken, yapımcı ve festival p...

ROSEBUD

Sıcak haziran günlerinden herkese merhaba sevgili okurlar. Bu yazımda geçtiğimiz ay çıkan Melodic House&Techno türündeki parçam “Rosebud” ın ismini aldığı film olan Yurttaş Kane’yi ve Rosebud metaforunu ele almak istiyorum. Keyifli okumalar dilerim. Rosebud’u bitirmem 2021 yılının mayıs ayını bulmuştu. Çıkışı ise tam bir sene sonrasında Hindistan menşeli plak şirketi Dejavu Cultere’dan 13.05.2022 tarihinde yapıldı. İçinde dramatik seslerin yoğunlukta olduğu sinematik efektlerle süslenmiş yeni parçamı yazının sonuna bırakacağım linkten dinleyebilirsiniz. Peki, Rosebud İsmi Nerede Geçer ? Rosebud ismini Yurttaş Kane (orijinal adıyla Citizen Kane)’nin katarsis etkisi yaratan son sahnesinden almakta. Son sahnede Yurttaş Kane’yi ölüm döşeğinde sayıklarken görürüz.Sayıkladığı isim ise İngilizce’de “Gül Goncası” anlamına gelen “Rosebud”tır. Rosebud Ne Anlama Gelmekte ? Rosebud kelime anlamı olarak her ne kadar gül goncası anlamına gelse de filmdeki  kullanım yeri ayrı. Filmde Rosebud’...

FOTOĞRAF SANATINA BİRLİKTE BAKALIM

Yeni sayıdan herkese merhaba sevgili okurlar. Temmuz ayına girmemizle sıcaklık arttı, okullar tatil oldu. Okulların tatil olmasıyla hobilerimize ayıracağımız zaman arttı. Bu sayıda hem sıcak ayların hem soğuk ayların vazgeçilmez hobilerinden ve mesleklerinden fotoğrafçılığı ele alacağım. Bu sayımıza özel bir röportajımız var. İzmir’in önde gelen fotoğraf sanatçılarından Eray Adıgüzel bu ayki konuğum. Keyifli okumalar. Eray Bey hoş geldiniz bize biraz kendinizden bahseder misiniz ? Kaç yılında doğdunuz , hangi eğitimleri aldınız kısaca Eray Adıgüzel kimdir ? Merhaba, 1982 İzmir doğumluyum. Hayatım İzmir, İstanbul,Londra üçgeninde geçiyor. İzmirde doğdum, İstanbul ve Londrada okudum ve çalıştım. İstanbulda Siyasal Bilgiler Fakültesini Londrada MBA eğitimimi İzmir de ise fotoğrafçılık eğitimimi tamamladım. Fotoğraf sizin için ne demektir ? Hayatın ölümsüzleşmesini istediğin anlarını yakalamaktır. Fotoğraf sanatçısı olmaya nasıl karar verdiniz ? Sizi buna iten etken nedir ? Fotoğraf çekmey...

EN İYİ FİLM MÜZİĞİ ÖDÜLÜ : DUNE

19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’mızdan herkese merhaba.Yeni bir yazı ile karşınızdayım, bu yazıda geçtiğimiz aylarda düzenlenen 94. Akademi Ödülleri bir diğer adıyla Oscar Ödüllerinin kazananlarından Dune filmini inceleyeceğim ve bunu sizlerle paylaşacağım. Akademi Ödülleri: Film sektöründe, sanat açısından ve teknik bakımdan başarılı filmlere verilen ödüller anlamına gelmektedir. Bu sene En İyi Film Kurgusu, En İyi Film Müziği Ödülü,En İyi Görsel Efekt Ödülü , En İyi Sinematografi Ödülü olmak üzere dört alanda ödülü kazanan film Dune oldu.Siz de isterseniz Dune filminin konusu nedir hep beraber göz atalım. Dune Filminin Konusu Nedir : Dune filmi, Frank Herbert’ün bilimkurgu romanı serisinden sinemaya uyarlanan bir yapım. Yönetmenliğini Denis Villeneuve üstlenmiş durumda. Film, uzak bir gelecekte geçmekte, halkının geleceği ve ailesinin geleceğini garanti altına almak için evrende bulunan en tehlikeli gezegenlerden birisine seyahat etmek zorunda olan Paul Atreides’in öy...

GUSTAV KLIMT VE EN BİLİNEN ESERLERİ

Yeni bir sayıda tüm okuyucularımı selamlıyorum. Bugün müzik hakkında yazmaya biraz ara verip sizleri görsel sanata yönlendirmek istedim. O yüzden bu sayıda ele aldığım isim Viyanalı sanatçı Gustav Klimt ve onun en bilinen eserlerinden bazıları. Keyifli okumalar dilerim. Gustav Klimt sanat alanında önemli değişiklerin olduğu yıllar olan 1862 yılında Viyana’da doğmuştur. Üç erkek ve dört kız olmak üzere yedi çocuğun ikincisidir. Babası altın oymacısıdır.Yaşadığı yıllarda Sigmun Freud; psikanaliz, Arthur Schnitzler ve Robert Musil ;edebiyat , Mozart; müzik üzerinde çalışmalar yürütmektedir. Klimt, 1876 yılından 1883 yılına kadar mimari resim öğrendiği şimdiki adıyla Viyana Uygulamalı Sanatlar Üniversitesi’nde eğitim görmüştür. Sanatsal değişimlerin yoğunlukta olduğu bir çağda doğan Gustav Klimt tasarım ve çizimleriyle dönemine ismini büyük harflerle yazdırmayı başarmıştır diye rahatlıkla diyebiliriz. Gustav Klimt’in en ses getiren eserleri nelerdir diye sorarsak en baş sıraya “Judith and ...

İLK TÜRK KADIN TİYATRO OYUNCUSU : AFİFE JALE

Osmanlı Devleti zamanında Türk Müslüman kadınların sahne alması yasaktı. Ermeni, Rum ve Yahudi azınlıklar kadın oyuncu kadrosuna dahil olup sahneye çıkabiliyordu. Bugün 8 Mart Dünya Kadınlar gününde sevdiği meslek için mücadele verip,  başarıp ilk Müslüman Türk kadını olarak sahne alan tiyatro oyuncusu Afife Jale’yi tanıtacağım. Afife Jale : 1902 yılında Hidayet isminde bir babanın Methiye isimli bir annenin kızı olarak İstanbul’da dünyaya geldi. Lisede İstanbul , Kız Sanayi Lisesi’nde okurken hayallerinin peşinden gitmek , tiyatroya yönelmek istedi fakat babası Hidayet Bey bu isteğine karşı çıktı. Osmanlı’da Müslüman Türk kadınların sahnede oyun sergilemesi yasaktı. Konservatuar ise Müslüman kadınlara sadece kadın seyircilere sergilenmesi için kurs açmış durumdaydı. Afife bu durumda dahi hayallerinin peşinden gitme kararında ısrarcıydı. Babası tiyatro kariyerini ve oyuncu olmasını istemediği için evden kaçıp stajyer olarak konservatuara Osmanlıca söylenimi olarak Darülbedayi’ye gi...

PEK ÇOK ALT TÜRÜ İÇİNDE BARINDIRAN MÜZİK TARZI : HOUSE

House müzik denilince akıla genelde “Beach Müzikleri” gelir. Bir bakıma doğruluğu da vardır. Fakat konu “House Müzik” olunca iş “Beach Müzikleri” diyip geçmekle sınırlı kalmıyor. Elektronik Dans Müziği’nin kapmasına giren “House” müziğin Deep House , Tech House , Acid House, Bass House , Organik House, Afro House , Melodik House gibi subgenre’leri (alt türleri) de mevcut oluyor. Ben bu yazımda kapsayıcı olarak “House” müziği , başlangıcını ve kullanılan elektronik müzik aletlerini ele almak istiyorum. Başlangıç Yılları – Yaygınlaşması House müziği anlatırken türe öncülük etmesi ve bir nevi başlangıcını da sağlamasıyla  Frankie Knuckles adındaki Amerikan Disk Jokey’i de bu yazıma almam gerekiyor. Frankie Knuckles  18 Ocak 1955 – 31 Mart 2014 yılları arasında yaşamış New York doğumlu ve yaşamı boyunca geniş kitlelere ulaşıp “House Müziğin Babası” olarak da anılmayı başaran Elektronik Dans Müziği camiasından bir isim. 1980 yıllarda Chicago’ya yerleşmesiyle House Müzik yavaş yavaş...

TÜRKİYE'DE OPERAYI YAYGINLAŞTIRMA ADINA GİRİŞİMLER

Dünya Opera Gününe özel olarak yazmaya başladığım opera konulu üçlü köşe yazısı dizimin ikinci kısmı ile karşınızdayım sevgili okurlar.Bu yazımda Türk toplumunun sahne sanatlarının en önemli dallarından opera ile Osmanlı Devletinde ilk tanışmasına, daha sonrasında ise Atatürk’ün önderliğinde, Cumhuriyet döneminin başında gerçekleştirilen gelişmelere değineceğim.Keyifli okumalar dilerim.16. yüzyılda Batı’da doğan tiyatro ve müziğin birleşimi diye en temel haliyle tanımlayabileceğimiz bir sahne eseri olan operanın ne olduğunu Osmanlı Döneminde dış ülkelerdeki gelişmeleri gözlemlemek için Fransa’ya gönderilen Yirmizsekiz Mehmed Çelebi’nin Sefaretname adlı eserinde rastlamaktayız.İlk opera temsili III. Selim’in emriyle 1797 yılı Aralık ayında Topkapı Sarayı’nda gerçekleştirilir ve bu adımla ilk kez bir padişah opera eserinin sergilenmesine izin verip temsili seyretmiş olur.Tanzimat Döneminde Batılı devletlerle ilişkilerin artmasının sonucunda Fransız, İtalyan ,Alman, Avusturyalı ve Yunan t...

LA DIVA TURCO : LEYLA GENCER

Yeni bir yıldan ve taze bir kış gününden tüm okurlarımı selamlıyorum. Opera Sanatı konulu üçlü kısacalar yazmaya 2021 ekim ayı itibariyle başlamıştım. Opera Sanatı’nın ne olduğunu , nasıl başladığını anlatırken Georges Bizet ve unutulmaz oyunu Carmen’den örnekler vermiştim. İkinci kısacamda  Türk topraklarında opera ve gelişimi için gerekli görülüp atılan adımları kaleme almıştım. Bugün ise gırtak ve okuma tarzıyla dünya opera literatürüne “Gencerte” adlı terimi kazandıran Türk Sopranomuz Leyla Gencer’i yazacağım. Leyla (Gencer) 10 Ekim  1928 yılında doğmuştur. Polonyalı annesinden keskin ve net duruşu öğrenirken babası Hasanzade İbrahim Bey’den de Bektaşiliğin hoşgörüsünü öğrenmiştir. Sıkı bir Katolik olan dadısının da üzerinde emeği vardır. Dadısı kiliseye gittiği zaman küçük Leyla’yı da yanında götürürmüş , Leyla orada yapılan ayinlerin dini bir ritüel olduğunu idrak edemeyip bir tiyatro izler gibi izlermiş.İlk yazımda belirttiğim kısmı tekrar hatırlatmak gerekirse : “Opera...

2021 YILININ OSCAR ÖDÜLLÜ FİLMİ SOUND OF METAL'İN SES KURGUSU

2021 yılında 93’üncüsü düzenlenen Akademi Ödülleri (Oscar Ödül Töreni) kapsamında yönetmenliğini Darius Marder’in yaptığı “Sound Of Metal” en iyi film, en iyi erkek oyuncu, en iyi yardımcı erkek oyuncu, en iyi özgün senaryo, en iyi film kurgusu ve en iyi ses kurgusu dalı olmak üzere 6 ayrı dalda Oscar’a aday gösterilip “En iyi film kurgusu” ile “En iyi ses kurgusu” ödüllerini kazandı. Film, turne ve albüm hazırlığında olan ve aktif şekilde sahne alan müzisyen çift Ruben (Riz Ahmed) ve Lou (Olivia Cooke)’nin bir sahneleri esnasında Ruben’in bateri çalarken birden bire işitme kaybı yaşamasıyla ve işitme kaybı seviyesinin gitgide artmasının sonucunda hayatının geçirdiği değişimi ele almakta. Açılış sekansı, çiftin konserinde yüksek tempolu ve karanlık sözler içeren metal bir müzik eşliğinde başlıyor. Film, ilk izlenim olarak, açılış sekansına yakın şekilde gideceğini, sürekli metal müzik duyacağımızı, yoğun ve karışık bir hayat yaşayan iki çifti izleyeceğimizi düşündürse de hemen sonrasın...

NEYE TUTUNURUZ ?

( Türkiye’de Orman Yangınları , Bireysel Çabalarımız ve Çaresizliğimiz) İnsan çok daraldığında ne yapar ? Kalabalıktan , kuru gürültüden , çalışma hayatının stresinden , yaşam stresinden ve buhrandan neye kaçarız ? Ya da moralimiz bozulduğunda ilk kimi ararız ? Çoğumuz düşününce aynı cevabı verecektir. Annemizi ararız. Annemizi görmek isteriz. Bu insan için aslında sembolik olarak ana rahmine dönme istediğidir. Ana rahmi ; hayatın başlangıç yeri , hepimizin masum olduğu , hiçbir kötülüğün ulaşamayacağı en korunaklı yerdir. Peki neden doğaya “Doğa Ana” deriz ? Çünkü her insan bir anneden doğduğu gibi yaşam da topraktan , yeşilden doğar. Yediğimiz besinler doğada yetişir. Yaşamamız için temel gereksinimimiz olan oksijeni bize ağaç verir , orman verir. İnsana , hayvana , bitkiye hepsine asıl yuva “Doğa Ana’dır” . Türkiye’de 28 Temmuz – 31 Temmuz 2021 günleri arasında Muğla , Antalya , Mersin , Adana , Osmaniye , İzmir , Manisa , Kütahya , Kastamonu ,Hatay, Bursa , Çanakkale ,Kayseri … ve ...

GÜNEŞ DOĞUDAN DOĞMMAYI BIRAKTI II

Merhaba sevgili okurlar , bugün İzmir’imizin düşman işgalinden kurtuluşunun 99. Yıldönümünü kutluyoruz. 9 Eylül bizlere : Büyük Taaruz’un ardından Atatürk’ün “Ordular ilk hedefiniz Akdeniz’dir.İleri !” emrini vermesini bunun üzerine Türk Ordularının vatan toprağımızı işgal etmiş olan Yunan Ordularını İzmir, Bursa, Mudanya’ya kadar takip ederek sürmesini ve bunun sonucunda 15 Mayıs 1919 ‘dan beri Yunan Ordusu  tarafından işgal altında bulunan Ege’nin İncisi İzmir’in 09 Eylül 1922 yılında Yunan işgalinden tamamen arındırılmasını ifade eder. Esaret altından kurtulmamazı ifade eder. Büyük sevinç ve kıvanç günlerimizden bir tanesidir. Bugünkü köşe yazımda sizlere 30 Ağustos Zafer Bayramı’yla yazmaya başladığım  ikili yazı serim “Güneş Doğudan Doğmayı Bıraktı’ nın sonu olarak üç tane kitap önerisinde bulunmak istiyorum. Geçtiğimiz haftalarda terör örgütü Taliban’ın Afganistan’ı tekrar ele geçirmesinin ardından yoğun bir kaçak göçmen ve mülteci krizi bizim ve Afganistan’a çevre olan ...

GÜNEŞ DOĞUDAN DOĞMAYI BIRAKTI

Merhaba sevgili okurlar, bugün 30 Ağustos Zafer Bayramı’mızın 99. Yılını kutluyoruz. Zafer Bayramı bizlere; 26 Ağustos 1922 yılında laik Türk Cumhuriyeti’nin kurucusu Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Paşa tarafından başlatılıp yönetilen Başkomutanlık Meydan Muharebesinin  30 Ağustos 1922 tarihinde başarıyla sonuçlanmasını ve düşman işgalindeki ülke topraklarımızın geri alındığı günü temsil eder. Büyük Taarruz’un zaferle sonuçlanmasının ardından Yunan Ordusu’nun işgalinde kalan vatan toprağının bazı kısımları Mustafa Kemal Paşa’nın Türk Ordusu’na verdiği “Ordular ilk hedefiniz Akdeniz’dir. İleri !” emriyle işgalden kurtarılmaya başlanmıştır. Türk Ordusu’nun Yunan Ordusu’nu takip harekatının sonucunda Yunanlar İzmir’e , Dikili’ye ve Mudanya’ya doğru kaçışmaya başlamış ve 9 Eylül’de İzmir, 11 Eylül’de Bursa ve 18 Eylül’de Batı Anadolu işgalden kurtarılmıştır. Lozan Barış Antlaşması ile Türkiye’nin bağımsızlığını tüm dünya ülkeleri kabul etmiş ve Lozan antlaşmasından bir sene sonra Cumhur...

TÜRK KADINI KLASİK MÜZİK İLE BEŞ KITADA

“EfendiIer! Hepiniz mebus olabilirsiniz, vekil olabilirsiniz; hatta reisicumhur olabilirsiniz. Fakat bir sanatkâr olamazsınız. HayatIarını büyük bir sanata vakfeden bu çocukları sevelim.” demiş Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ne özel yazdığım bu yazıda sizlere yaşamlarını müziğe adamış, disiplinli çalışmaları, dik duruşları ve emeklerinin gücüyle klasik müzik alanında uluslararası platformda kendilerinden söz ettiren 2 müzisyen Türk kadınından; İdil Biret ve Suna Kan’dan bahsetmek istiyorum. İdil Biret:  TBMM ‘nin 1948 yılında  müzik alanında üstün yetenekli çocukların devlet bursuyla yurt dışında eğitim görmelerini sağlayan “Harika Çocuklar Yasası” ile  Fransa’ya gönderildi. Paris Konservatuarı’nı on beş yaşındayken birincilikle bitirdi. On altı yaşından itibaren Boston Senfoni, Leningrad Filarmoni, Londra Senfoni, Dresden Filarmoni gibi dünyanın büyük orkestraları ve Leinsdorf, Monteux, Keilberth, Scherchen gibi büyük şefleri...

KULAĞIMIZDA BİR TINI : BEYAZPERDE VE MÜZİK

Corona Virüs ile hayatlarımızı sürdürmemiz  yeni normalimiz haline geldiğinden beri sinema salonlarına gitmeyi , heyecan içinde sevdiğimiz bir filmin vizyona girmesini beklemeyi , hayranlıkla takip ettiğimiz yönetmenleri eş dost ile birlikte izlemeyi unutmuş durumdayız. Sinema salonlarına özgürce gidebildiğimiz günlerde , beni bir filmde en cezbeden şeylerden birisi film boyunca zaman zaman arkadan tatlı bir tını olarak kulaklarımıza çalınan fon müzik, zaman zaman ise filmdeki oyuncuların konuşmadığı ,söz söyleme hakkını müziğe bıraktığı sekanstaki duygunun bizlere sadece ses aracılığıyla iletildiği o anlardır. Tek başına müziği dinlediğimizde bile müziğin tesiri altında kaldığımız anlara sıklıkla rastlarız. Görüntüyle müzik sinemada bir uyum içinde birlikte kullanıldığında biz izleyicilerin  ruhunun en derinlerine işler. Görsel ve işitsel bir sanat olan sinemada müziğin insanları etkileme gücünü kavrayan yönetmenler, sinema tarihinin başladığı yıllardan itibaren ürettikleri f...