FOTOĞRAF SANATINA BİRLİKTE BAKALIM
Yeni sayıdan herkese merhaba sevgili okurlar. Temmuz ayına girmemizle sıcaklık arttı, okullar tatil oldu. Okulların tatil olmasıyla hobilerimize ayıracağımız zaman arttı. Bu sayıda hem sıcak ayların hem soğuk ayların vazgeçilmez hobilerinden ve mesleklerinden fotoğrafçılığı ele alacağım. Bu sayımıza özel bir röportajımız var. İzmir’in önde gelen fotoğraf sanatçılarından Eray Adıgüzel bu ayki konuğum. Keyifli okumalar.
Eray Bey hoş geldiniz bize biraz kendinizden bahseder misiniz ? Kaç yılında doğdunuz , hangi eğitimleri aldınız kısaca Eray Adıgüzel kimdir ?
Merhaba, 1982 İzmir doğumluyum. Hayatım İzmir, İstanbul,Londra üçgeninde geçiyor. İzmirde doğdum, İstanbul ve Londrada okudum ve çalıştım. İstanbulda Siyasal Bilgiler Fakültesini Londrada MBA eğitimimi İzmir de ise fotoğrafçılık eğitimimi tamamladım.
Fotoğraf sizin için ne demektir ?
Hayatın ölümsüzleşmesini istediğin anlarını yakalamaktır.
Fotoğraf sanatçısı olmaya nasıl karar verdiniz ? Sizi buna iten etken nedir ?
Fotoğraf çekmeye üniversiteye başladığım yıllarda başladım. O zamanlar filmli bir makinem vardı ve sokaklarda çektiğim resimleri sabırsızlıkla Eminönünde bastırıp saklıyordum. Sokaktaki insanlarla konuşup onların o anki kamera önündeki anlarını çekmek büyük bir tutkuydu. DSLR makinelerle tanışmam ise ilk çocuğumun doğumuyla başladı ve devamı geldi.
İlgilendiğiniz fotoğrafçılık dalı hangisidir ?
Portre fotoğrafçılığı öncelikli olarak ilgilendiğim alan ama hayatın duygunun olduğu kareler oluşturmayı seviyorum.
Portre Fotoğrafçılığı nedir ?
Bir çok bu işin üstadı bu işin tanımını ayrı verebilir. Bence portre fotoğrafçılığı ise kadrajda hikaye oluşturacak hiçbir dekor olmaksızın insanın bir duygusunu resmedebilmektir.
Kimler Portre Fotoğrafçısı olabilir ? Nasıl özelliklerinin olması gerekir ?
Duygusal insan bence fotoğrafçı olabilir, insanı seven estetik göze sahip olup deklanşöre basanlar portre fotoğrafçısı olabilir bence. Okullu olup teknik olarak donanımlı olmanın yanında çok kitap okuyan çok film izleyen ve müzikle iç içe olan insanlar bence portre fotoğrafçısı olabilir. Çünkü bir fotoğrafı çekinceye kadar deklanşöre basıncaya kadarki o anda aslında bütün bunların süzgecinden geçip fotoğraf çekilir.
Portre Fotoğrafçılığının kolay ve zor yönleri nelerdir ?
Kolay yanı tabiki çekecek çok insanın olması ve çektiğin her kişinin aslında birçok hikayesinin olması. Zor yanı ise günümüzde çılgın bir popüler kültürün bombardımanındayız. Bu da insanların kendileri ile barışık olmadan estetik güzelliği sadece gördükleri üzerinden değerlendirerek kendi fotoğraflarına suni dokunuşlar beklemeleri. Oysa benim gözümde insanlar kendisinde beğenmediği ne varsa, kendisini kendisi yapan tüm unsurlarıyla güzeller.
Fotoğrafçılıkta önemli noktalar nelerdir ?
Estetik gözün, aldığın teknik bilgi alt yapısın ve ekipmanın.
Fotoğrafçı olmak isteyen insanlara tavsiyeleriniz nelerdir ? Nereden başlasınlar ?
Fotoğraf aslında çok uzun bir yolculuk. Buna zihinsel olarak hazır olunmalı. Makineyi aldım, çekiyorum ve ben artık fotoğrafçıyım demekle olmuyor. Ya da ben cep telefonumla çekiyorum fotoğraf çekmekte ne var demekle de olmuyor. Fotoğraf yolculuğu yapacağınız makineleri (cep telefonu ile de olabilir ne olduğundan bağımsız) gözünden eline vucütlarının bir uzantısı oluncaya kadar makinelerini tanımaları lazım bence. Bunu makinelerinin kitapçıklarını okuyarak yapabilirler. Yılmadan durmadan çekimler yaparak öğrenebilirler. Elleri, gözleri ve makinaları bir bütün olduğunda diledikleri gibi çekimlerinden keyif almaya başlayacaklardır.
Sizi fotoğrafçılıkta en zorlayan konu nedir ?
Işığın kontrolü en zor konu bence. Her çekimimde ışığın kontrolü hakkında bilgim ve tecrübem değişiyor.
Kendinize özel bir stüdyonuz var mı ? Gelecek hedefleriniz neler ?
Çok küçük bir stüdyom var. Hatta stüdyoya baktığımda bazen ben bile o ufacık yerden nasıl portreler çıkardığıma şaşırıyorum. Hedefim ise portre fotoğrafçılığında bir konu kapsamında çekimlerden oluşan bir seriden bir kitap oluşturmak.
Fotoğrafçılığa başlamanın belli bir yaşı var mıdır ?
Bu biraz ilgi ile alakalı. Teknik hiçbir bilgisi olmasa bile 5 yaşımdaki oğlum benden göre göre fotoğraf çekmeye başladı. Hatta fotoğraflarda netliğin ve ışığın önemini biliyor. Çektiğim fotoğraflara bazen beraber bakıp onun beğenisine sunuyorum ve bu harika bu karanlık olmamış gibi fotoğraflara görüşü oluyor. İlerleyen zamanda devamı gelir ve Teknik tarafını öğrenmek ister mi kendi tercihi olur ama 5 yaşında ve ikinci fotoğraf makinesine sahip. Soruya dönersek yaşın önemi yok bence.
Bu alanda size en haz veren konu nedir ?
Insanların kendi fotoğraflarını gördüğünde verdikleri tepkiler, kendi güzelliklerinin farkına varmaları.
Fotoğrafçılık sizin için ne zaman hobi olmaktan çıkıp bir meslek oldu ?
Bankacılık yaptığım sırada fotoğrafçılık eğitimlerimi tamamladım. Bu arada 3-4 tane makina ve bir çok lens değiştirdim. Bir çok ışık ekipmanını kullandım. Bir stüdyo kurdum. Bütün bunlar bardağı dolduran su taneleri gibiydi. Bir gün para ile çekim yaptırmak isteyen bir arkadaşım oldu. O zaman fark ettimki artık bardak dolmuştu ve benim için yeni bir yolculuk başlamalıydı.
Hangi fotoğrafçılık sayfalarına ya da aplikasyonlarına üyesiniz ?
Behance ve 500px sayfalarına üyeyim. Bunlar hem ilham veriyor hem de gözüme değer katıyor. Eğer fotoğrafla ilgileniyorsanız sizlerinde bunlara yakından bakmanızı hararetle tavsiye ederim.
Fotoğrafını çektiğiniz insanların hepsi tanıdığınız insanlar mı ?
Hepsi tanıştığım insanlar. Öncesinde tanışmasam bile çekim öncesinde tanışıyoruz.
Arkadaşlarımın Portreleri ne anlama geliyor ?
Bu benim ınstagram hesabımda paylaştığım fotoğraflarımda kullandığım bir hashtag. Portre çekiminde tanışıyoruz, arkadaş oluyoruz. Herşeyi konuşup paylaşabildiğimiz bir çekim yaşıyoruz çünkü. Benim çekimlerde ezbere pozlardan ziyade muhabbet sonrası yapılan portreler oluyor. Bu anlamda paylaşım yaptığım platformda tüm çekimini yaptığım kişilerin ortak noktası aslında bu hashtag.
Sizinle çalışmak isteyen insanlar size nasıl ulaşıyor ?
www.erayadiguzel.com sitesinden veya Instagram hesabım olan @erayadiguzel.photography hesabımdan iletişim kurabiliyoruz.
Şimdiye kadar en keyif aldığınız çalışmanız hangisidir ?
Tüm çekimlerim benim için özel ve anlamlı, fakat çekimlerim içinde en keyif aldıklarım çocuklarımın portreleri.
Bir portre çalışmanız kaç saat sürüyor ?
Yaratıcı süreç olduğu için aslında gelen herkese bugünü kendine ayırdığın bir gün gibi düşün diyorum. Bende kendi kafamda çekim şu kadar sürer diye bir plan yapmıyorum. Bugün çekimim var diyorum ve ucunu açık bırakıyorum. Çekime gelenler ile tanışıp kahvemizi içip fotoğraf çekiyoruz ve genelde 2-4 saat arasında istediğimiz duyguları yakalayıp çekimimizi tamamlıyoruz.
Hangi makine ile çalışıyorsunuz ?
Bir Olympus kullanıcısıyım.
En beğendiğiniz fotoğraf makineleri hangileri ? Neden ?
Bir çok makinem oldu. Bunların içinde Olympus ve Fuji’nin aynasızları en beğendiğim makineler. Olympusta benim en sevdiğim iki unsur var. Birincisi tuttuğum zaman makine bir parçam gibi hissettiriyor bana. Ayrıca birşey taşıyormuşum ve yapıyormuşum gibi gelmiyor o elimdeyken. Bu bütünlük hissini seviyorum. Buna benzer hissi Fuji’nin X-T3 modelinde de yaşamıştım. Onu da bu nedenle seviyorum. Olympus’un diğer sevdiğim özelliği ise görüntü sabitleyicisinin lenslerinde değil makinenin bodysi üzerinde olması. Bu da fotoğrafçılığa dair bir çok ezber kuralı bozup farklı çekimler yapmama izin veriyor.
Sizin çalışmalarınızı ve sizi seven insanlara söylemek istedikleriniz neler ?
Fotoğraf yolculuğumda yolda yanımda oldukları için bana eşlik ettikleri için çok teşekkür ederim. Hayat bir mozaikse, her tanıştığımın mozaikte payı var. Hepsi ayrı ayrı renkleriyle, hikayeleri ile bütünü güzel yapıyorlar.
Katıldığınız için teşekkürler. Sizin eklemek istedikleriniz var mı ? Varsa neler ?
Baktıkça hatırlamak için değil, hatırladığınızda baktığınız fotoğraflarınızı çekmem için gelin tanışalım.
Yorumlar
Yorum Gönder