MARŞLARIMIZ

Merhaba sevgili okurlarım, bugün İzmir’in düşman işgalinden kurtuluşunun 100. Yıldönümünde birlikteyiz. Hem güzel İzmir’imizin kurtuluşunu kutlarken hem de geride kalan diğer özel ve duygu yüklü milli günlerimizi kutlarken bize eşlik edenler ise marşlarımız oluyor. Bu yazıda en sevilen marşları ele alacağım.

Marşlar için kelime anlamı olarak “ölçülü yürüyüşlerde kullanılan müzik çeşididir” diyebiliriz. Asker,okul,gençlik,yürüyüş,bayrak,konser,yas,cenaze gibi çeşitleri vardır. Türk tarihinde de önemli bir yeri vardır. Marşları incelemeye ilk olarak İstiklal Marşı’mızdan başlamak isterim.

İstiklal Marşı:

İstiklal Marşı bilindiği üzere Türkiye Cumhuriyeti’nin milli marşı konumundadır. Milli marşlar,kendilerine ait devletlerini kurmuş hür milletlerin bayrakları gibi istiklal sembolleridir. İstiklal Marşı yarışması zamanında maarif nezareti tarafından okullara duyrulup gazetelerde yer almıştır. Yarışmaya 724 şiir gönderilse de içlerinden hiçbiri milli marş olmaya değer görülmemiştir. Yarışmanın değerlendirme heyetinde Hamdullah Subhi Tanrıöver vardır. Mehmet Akif Ersoy’un yarışmada para ödülü olduğu için yarışmaya katılmadığı bilinmektedir. Hamdullah Subhi bu konunun halledilebileceğini belirtir ve Mehmet Akif’i yarışmaya davet eden özel bir mektup yazıp gönderir. Mehmet Akif Ersoy bunun üzerine yarışmaya katılır.12 Mart 1921’de Mehmet Akif Ersoy’un şiiri İstiklal Marşı olarak kabul edilir. Marş toplam on kıtadan ve kırk bir beyitten oluşmuştur.

Onuncu Yıl Marşı :

Onuncu Yıl marşına bakacak olursak: Onuncu Yıl Marşı, Faruk Nafiz Çamlıbel ve Behçet Kemal Çağlar tarafından yazılmıştır. 1933 yılında Cemal Reşit Rey tarafından bestelenmiş bir marştır.29 Ekim 1923’te kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruşunun onunu yıl kutlamaları için bir yarışma düzenlenmiştir ve marş orada seçilmiştir. Milli bayramlarda, kutlamalarda en çok çalınan marşın 1997 yılında Kenan Doğulu tarafından söylenmiş versiyonu da bulunmaktadır.

İzmir Marşı :

İzmir Marşı, İzmir’li bir yazar olarak benim en gözde marşlarım arasında yer alıyor. İzmir’de ve Türkiye genelinde de büyük bir coşkuyla söylenen marşlardan birisidir aynı zamanda. İzmir Marşı’na da birlikte bakalım. İzmir Marşı: Türk ordusunun Kurtuluş Savaşı sırasında İzmir’e girişini konu alan nihavend makamında bir marştır. 15 Eylül 1918’deki Bakü Muharebesinde marşın bestecisi İzzet Hümayi Elçioğlu savaşmıştır. Bazı kaynaklarda da İzzet Hümayi Elçioğlu’nun bu besteyi Kafkasya Cephesi için “Kafkasya Marşı” olarak 1914 yılında bestelediği bilgisi geçmektedir. Bu kaynaklara göre Kurtuluş Savaşı sonrası sözleri değiştirilmiştir ve “Kafkasya dağlarında” yerine “İzmir’in dağlarında” veya “İnönü dağlarında” diye başlayan deyişleri üretilmiştir. Ankara Devlet Orkestra ve Balesi Orkestra Şefi Naci Özgüç büyük dedesi İzzet Hümayi Elçioğlu tarafından bestelendiğini söylediği İzmir Marşı için “Sözleri gereği bir başkaldırış, bir tür manifesto” ifadelerini kullanmıştır.

Gençlik Marşı:

Gençlik Marşı aslında tam adıyla Gençlik ve Spor Bayramı Marşı’dır. Bu marşın anlam ve önemi gençlere atfedilen bir marş olmasından kaynaklanmaktadır. Müziği aslen Felix Körling’in derlediği Tre trallande jantor (Tra Trallande Jamtar, Tra- lalla Diyen Üç Kız) adlı İsveç folkuna aittir. Selim Sırrı Tarcan tarafından notaları getirilmiş ve Ali Ulvi Elöve tarafından sözleri Türkçeleştirilmiştir. Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşlarının 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıktıktan sonra yolda okudukları söylenen “Dağ Başını Duman Almış” marşı, 20 Haziran 1938’de “Gençlik ve Spor Bayramı Marşı” olarak kabul edilmiştir. Sözleri ise şöyledir : Dağ başını duman almış, Gümüş dere durmaz akar. Güneş ufuktan şimdi doğar,

Yürüyelim arkadaşlar. Sesimizi yer, gök, su dinlesin; Sert adımlarla her yer inlesin! Bu gök, deniz nerede var, Nerede bu dağlar, taşlar. Bu ağaçlar, güzel kuşlar, Yürüyelim arkadaşlar. Sesimizi yer, gök, su dinlesin; Sert adımlarla her yer inlesin! Her geceyi güneş boğar, Ülkemizin günü doğar. Yol uzun da olsa ne var, Yürüyelim arkadaşlar. Sesimizi yer, gök, su dinlesin; Sert adımlarla her yer inlesin !

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

VİZYONDAN : KURAK GÜNLER

Uygarlığın En Temeli : Sümerliler

MUZISYENLER ROPORTAJDA II