VİZYONDAN İKİ BAŞARILI FİLM






Yılın son ayından tüm okuyucularıma selam, bugün vizyondaki iki filmi size sunacağım. Sizlerde hazırsanız hadi birlikte incelemeye başlayalım. (Dikkat spoiler içerir!)

 

Hüzün Üçgeni :

Ruben Östlund’un yönetmenliğini yaptığı 28 Ekim 2022 çıkışlı film: Hüzün Üçgeni, Altın Palmiye ödülünü almış bir şekilde karşımıza çıkıyor. Filmde üç perdelik bir hikaye anlatılıyor.İlk perdeyi ele alarak başlamak gerekirse, filmin ana karakterleri olan Carl ve Yaya bir akşam yemeğinde birliktelerdir. Hesap ödeme kısmına gelindiğinde aralarında anlaşmazlık çıkar ve Carl, Yaya’ya çıkışır “Neden hesabı hep ben ödüyorum ?” bu kısımda yönetmen kadın – erkek rollerinin eleştirisini bizlere sunar. Filmin ikinci perdesi “Gemi” kısmıdır. Film lüks bir gemide devam eder. Gemiye son derece nezih ve zengin isimler davetlidir. Yaya ve Carl’da Yaya’nın influencer olması sebebiyle bu gemi tatilinde kendilerine yer edinmişlerdir. Gemideki insanlara da göz atacak olursak ; el bombası üreten ve bunu barış için yaptıklarını söyleyen yaşlı çift, b*ktan para kazandığını söyleyen ve sürekli gülümseyen gübre üreticisi Rus,felç geçirerek sakat kalan ve sadece In Den Wolken / Bulutlarda kelimesini söyleyebilen bir kadın vardır. Mürettebat, yolcularına en iyi hizmeti sunmaya çalışır. O kadar ki bütün mürettabatın su kaydırağından kayarak denize girmelerini isteyen bir kadının istediğini bile kabul edip yerine getirirler ! Kaptan Gecesi’nde ise olaylar patlak vermeye başlar. Yemeği yiyen çoğu zengin yolcu kusmaya başlar. Bu sırada geminin kaptanı sarhoş olur ve gübre üreticisi Rus ile kapitalizm,komünizm üzerine bir sohbete başlar. El bombası üreticisi çiftin elinde bir el bombası patlamasıyla ise gemi batar. Üçüncü kısım “Ada”. Gemiden geriye Yaya ile Carl çifti , şef Yahni , gübre üreticisi Rus , mürettebatta görevli bir siyahi, felç geçiren kadın ve adada güç dengelerini alt üst edecek temizlik görevlisi Abigail kalır. Adada balık tutmasını , ahtapot ayıklamasını, ateş yakmasını sıkaca bir adada hayatta kalmak için tüm gerekli bilgileri bilen temizlik görevlisi diye hor görülen Abigail’dir. Vaziyet böyle olunca Abigail kendi kaptanlığını ilan eder. Abigail ile iyi geçinenlerin karnı doyarken iyi geçinmeyenler ise aç uyumaktadır…

Filmi kısaca yorumlamak gerekirse kapitalizmin acımasız damarlarını çok iyi anlatan bir hiciv örneği sunmuş diyebiliriz ! Bir sonraki izlenmeye değer filmimiz: İlgi Manyağı.

İlgi Manyağı :

Yönetmen ve senaristliğini Kristoffer Borgli’nin üstlendiği filmde S igne, kafede çalışan genç bir kadındır. Sevgisi ise (Thomas) bir sanatçıdır. Signe, sevgilisinin gölgesinde kalmaktadır. Filmde Thomas’ın baskın karakterini her an hissederiz. Signe ise böyle “görünmez” olmaktan hiç zevk almamaktadır. Bir gün kafeye köpek tarafından boynu ısırılmış kanlar içinde bir kadın gelir. Signe kadına yardım eder. Arkadaş çevresine olayı anlatırken ise kadına kendisinden başka yardım edenin olmadığını, Signe olmasaydı kadının öleceğini, sağlık görevlileri ve polisin böyle söylediğini uzun uzadıya ve abartarak anlatır. Bu olay Signe’de dikkat çekme ve ilgi merkezi olma isteğini tetikleyen bir olaydır. Ancak Signe’nin dikkat çekecek tek bir şeyi vardır : Sağlığı ve beden bütünlüğü. Signe , internette gezinirken Lidexol adlı bir ilaca rastlar. Uyuşturucu satan arkadaşından bu ilacı bulmasını ister ve kutularca sipariş verir. İlaçlar geldiğinde her gün birer tane kullanır. Gitgide dozunu kaçırır ve ilerleyen zamanda tüm kutuyu ağzına boşaltır. Ertesi gün kalktığında bütün yüzü şişmiştir. Hemen hastaneye kaldırırlar. Ameliyata alırlar . Bundan sonra Signe, afişteki hali gibi yüzü bandajlı olarak karşımıza çıkar. Sevgilisi, arkadaşları ziyarete gelirler. Signe , tam istediği gibi ilgi odağı olmanın korkunçta olsa bir yolunu bulmuştur !

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

VİZYONDAN : KURAK GÜNLER

Uygarlığın En Temeli : Sümerliler

MUZISYENLER ROPORTAJDA II